PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Germİnal


esinti
02-09-2009, 10:39
http://img190.imageshack.us/img190/9868/61467669.jpg (http://img190.imageshack.us/i/61467669.jpg/)
İkinci imparatorluk döneminde, Kuzey Fransa'daki maden ocaklarında çalışan kömür madeni işçileri, zor koşullarda yaşamlarını sürdürmektedirler. Açlık, sefalet yaşamlarının bir parçası olmuştur.
Fabrikadan kovulan Parisli işçi Etienne Lantier, Montsou kömür madenine gelir ve kendisine bir iş arar. Burada karşısına ilk önce Bonnemort adındayaşlı bir madenci çıkar. Madende meydana gelen göçüklerden bir çok kez sağ kurtulduğu için kendisine "Güzel Ölü" anlamına gelen Bonnemort adı verilir. Hastadır ve öksürdüğünde ağzından yılların birikimi olan simsiyah kömür karası gelmektedir.
Lantier, daha sonra henüz ölmüş bir işçinin yerine işe alınır ve madendeki onüç aylık macerası başlar.
Lantier, burada Maheu ailesiyle tanışır ve onlarla birlikte hareket eder. Madene geldiğinde ilk karşılaştığı Bonnemort ise Toussaint Maheu'nün babasıdır. Lantier burada kaldığı süre içerisinde çevresini inceler. Arkadaşlarının, kendi sefaletleri hakkında bilgi edinmesinde büyük rol oynar. Burada yaşayan işçiler az ücretleri, günü birlik kazançları ve üstüne üstlük seks düşkünü tefeci Maigret'leri ile savaşmaktadırlar. Madende çalışan işçiler hergün tehlike ile iç içedirler. Zor yaşamları aldıkları yetersiz ücretle daha da zorlaşmaktadır. Bu arada Etienne Lantier bir sendika kurup işçilerdengrev için para toplamaya başlar. Kısa zamanda davranış ve görüşlerinden ötürü işçiler arasında saygın bir yer edinir. Maden ocağının sahiplerinin ekonomik durumun kötüleştiğini ileri sürerek işçi ücretlerinin indirileceğini açıklamaları üzerine Etienne Lantier'nin önderliğinde işçiler greve gider. Grev uzayınca eldeki para yetmez olur ve buna dayanamayan bazı işçiler bir başka ocakta iş başı yaparlar. Bunların arasında grevin öncülerinden Maheu'nün kızı da vardır.
Olaylar burada bitmiyor. Daha sonra grevci işçiler, işbaşı yapılan kuyuya giderek burayı tahrip ederler. Kuyular yıkılır, makinalar kırılır, idare binası kuşatılır, tefeci Maigret öldürülür. Hava iyice gerginleşir. Buarada devreye Jandarma girer. Bir olay esnasında Maheu vurulur ve ölür. Grevin en büyük destekçisi artık yoktur. Lantier yalnız kalmıştır. Çaresizinsanlar yeniden iş başı yaparlar, ama bu sırada filmin bir diğer kahramanı nihilist Souvarine kömür madenine bir sabotaj düzenler ve maden havaya uçar, insanlar madende mahsur kalırlar. Bunların arasında Lantier ve onunsevgilisi Catherine de vardır. Lantier kurtulur ama Catherine yaşamını yitirir. Bir kısım işçi de maden de çıkış yolu ararken göçük altında kalır. Bu sırada Maheu'nün oğlu içerde mahsur kalanları kurtarmak isterken grizu patlaması sonucu ölür. Maheu ailesinin çaresi iyice tükenmiştir. Sonuçta Belçika'dan işçi getirilir ve jandarma gözetiminde işbaşı yaptırılır. Yerli işçiler yenilmiştir. İş başı yaparlar. Sosyalist Lantier ise geldiği gibi yürüyerek uzaklaşır.
Görüldüğü gibi filmdeki olaylar hiç de iç açıcı değil. Ancak sonunda yönetmen bir umut ışığı yakıyor: "Kara bir intikam ordusu (. . . ) gelecek yüzyılda meyvelerini vermek üzere toprağın altında gittikçe büyüyordu ve ilk filizleri çok geçmeden yeryüzünü çatlatacaktı".
Germinal'in sonunda Lantier filmin ana fikrini yine de iyimser bir tarzda ifade eder: Grevde ölen işçilerin kanları toprağa bereket verecek, geleceğin devrimcileri, bu toprağa düşen tohumdan filizlenip gelişecektir.
Yönetmen Claude Berri, Zola'nın romanına oldukça sadık kalarak gerçekleştirmiş filmini. Oldukça geniş bir kadroyla ve üç ülkenin ortaklığıyla çevrilen bu film, daha önce çevrilmiş iki filme göre en iyi Germinal uyarlamasıdır. Siyasal sinemanın oldukça başarılı bir örneği var karşımızda.
Yönetmen Claude Berri
Senarist (Emile Zola'nın Romanından),
Claude Berri,
Arlette Langmann
Oyuncular Gérard Depardieu,
Miou-Miou, Renaud,
Jean Carmet,
Judith Henry,
Jean-Roger Milo,
Laurent Terzieff
Yapım yılı, ülkesi 1993, Fransa

ofori
09-09-2009, 21:17
Üniversite son sınıftayken ders için okumuştum bu filmin temel aldığı kitabı..Tabi zorlukla bitirmiştim, o kadar üzücü gelmişti ki bana.Üzüntüden ziyade gerçekleri yansıtması ve benim gerçeklerden kaçmak istmem bunda etkiliydi..Germinal, çok gerçekçi bir film..