PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Secret Sunshine (Milyang) [2007]


ondokuz
02-09-2008, 01:45
http://img193.imageshack.us/img193/8931/koreanmovie001milyang1.jpg (http://img193.imageshack.us/i/koreanmovie001milyang1.jpg/)


'imdb İMDB köprüsü (http://www.imdb.com/title/tt0817225/)


Tür: Drama, Romantik
Yönetmen: Chang-dong Lee
Oyuncular: Do-yeon Jeon, Kang-ho Song, Yeong-jin Jo, Mi-kyung Kim, Yeong-jae Kim, Seo-hie Ko, Myeong-shin Park

KaNeSHiRo
13-07-2009, 15:14
FILMI INDIRMEK ICIN TIKLA
(http://www.sinemasia.com/forum/showthread.php?p=19019#post19019)

delimanyak
07-04-2010, 16:48
indirip yarısından sonra sildiğim ilk filmdi bu film.. misyoner bir filmdi.. sevmemiştim..ikinci yarısını seyretmedim bunu fark ettiğim anda.. fark ettiğim gibi de sildim..

dilos
09-05-2011, 23:25
Filmi silmemiş olsaydın ikinci yarısında nerdeyse tam tersi
bir hristiyanlık, din eleştirisi görmüş olacaktın deliciim..
ilginç bir filmdi Milyang..

Kocasının ölümü üzerine onun hayalini gerçekleştirmek isteyen genç kadın Shin Ae küçük oğlu Jun ile milyang kasabasına gelir..bir piyano kursu açacak ve yalnız hayatına devam edecektir..
Kasaba küçüktür ve herkes biribirini tanır..
Ondan hemen hoşlanan tamirci Jong -Kang Ho Song-kendince gözüne girmeye uğraşır,
eczacı kadın sürekli mutsuz gördüğü Shine'e ilaç yerine kilise İsa sevgisi aşılamaya çalışır..
mutsuz bir cocukluk geçirmiş ve ailesinden kaçarak kocasıyla evlenmiş kadının tek isteği çocuğuyla yeni bir hayat kurmaktır ama oğlanın para için kaçırılması ve annenin tüm parasını verdiği halde
oğlunu ölü bulması her şeyi değiştirir..

Acılı anne önce inanamaz başına gelene,
dağılamaz bile, ağlayamayacak kadar şaşkındır..
onu inanca davet edenlere öfkelenir bile ama bir gece peşindeki Jong ile uğradığı kilisede geçirdiği ağlama krizini teselli eden-edebilen rahibin peşine takılır
artık inanclı bir kilise mensubudur..
hayatı İsa'nın kurallarına göre olmalıdır..
kendisine tokat atana diğer yanağını dönecek ,
kendine kötülük edeni affedecektir ama bu mümkün olabilir mi..

Din, dini inanç, dindarlar,kilise ile ilgili sert ve ilginç eleştirileri olan bir film Milyang..
oyuncular da çok iyi..

delimanyak
10-05-2011, 13:09
hadi yaa... çok şaşırdım şu an... o zaman an kısa zamanda tekrar seyredeyim ben bu filmi.. teşekkürler ablacım.. Luv

dilos
10-05-2011, 20:12
Kadının kiliseye adanmış hayatı filmin tüm dramı içinde
komedi filmi gibiydi..

Tavlamak için Shin'in peşinden ayrılmayan ve onunla kilise aktivitelerine katılmaya başlayan Jong -hastasıyım bu adamın-tren istasyonunda toplu şarkı söylerken, kilise mensuplarınla dalga gecen arkadaşlarına öylesine takıldım ama şimdi de alıştım diyordu tüm yüzeyselliği ile..
Kadınların abartılmış şefkati ,ardından dedikodu yaptıkları, pek de ilgilenmedikleri Shin aralarına katılıp mürit olduğunda onu şefkate anlayışa boğuyorlardı..

Seyreden yoktur diye filmin beni en etkileyen sahnesini anlatamıyorum..hapishanedeki sahne çok vurucuydu..
Milyang insana soru sorduran filmlerden biriydi
seviyorum bana düşünce malzemesi veren filmleri..

ssultan
10-05-2011, 20:48
merak ettim,ekledim listeye^^

Sema
21-01-2012, 16:47
Kendisi affetmeden Tanrı'nın çocuğunun katilini affetiğini öğrendiği sahne harikaydı.Hayal kırıklığı bu kadar güzel yansıtılır.Sonra din karşıtı eylemleri, peşinden ayrılmayan adam.Ben çok sevdim bu filmi, çok içimi acıttı.Öylesine güzel yansıtıyordu ki acıyı, çaresizce sarıldıysa da önüne ilk gelen şeye, hiç bir şey merhem olamıyordu

dilos
21-01-2012, 22:27
Sema filmin en vurucu sahnesini söylemişsin yav..:kamil

Sema
21-01-2012, 22:28
Mianheyo :P

biyo
22-01-2012, 22:00
feci beğendimm..
Kang-ho Song şu adamın oynadığı her rolü beğeniyorumm. hepte aykırı rollerde..
film hakkında söylenebilecek herşeyi semaşi ve dilos söylemiş bende aynı duyguları paylaşıyorum..
izleyin izlettirin hissedin...

grönte
22-01-2012, 23:59
İzlerken şunu da düşünmüştüm: bir dinin öğretileri nasıl daha beter poposundan algılanabilir. Zaten filmin sorduklarından (ya da yanıtladıklarından) biri de bu olsa gerek.

Bu yüzden ben daha çok Jeon Do Yeon'un ve Kang Ho Song'un karakterlerine dikkatimi vermişim. İki karakter de çok can alıcıydı. Kang Ho Song'un hastanede Jeon Do Yeon'un üzerine eğilip onu öptüğünde, orda ben ohooo bittim zaten. Yanlış hatırlamıyorum değil mi sahneyi? Hayır kafadan yazmış eklemiş de olabilirim filme =) İzleyeli o kadar oldu ki karakterlerin adını unuttum ^ ^'' Öptü ama değil mi, mucuk diye orda _E


Şimdi herkes Kang Ho Song Kang Ho Song demiş burda ama Jeon Do Yeon da başka bir dünyaydı filmde. Belki kendisi çocuk sahibi olduğundan; ama zaten Jeon Do Yeon deyince izleyici için daha az yorucu bir karakter uyarlaması beklemiyordum.

biyo
23-01-2012, 00:16
öptümü saçlarını kokladı sankim :)
kesinlikle Jeon Do Yeon filmin başrol oyuncusu güzel performans.. ama hani böyle gereksiz yardımcı oyuncular vardır varlığı ile yokluğu farkedilmez..bu adam neredeyse filmde başrol yaptı kendine kadının haline üzülürken adamın bu tepkisiz sevgisi inatla sürdürüşü annesiyle yaptığı telefon konuşmaları, arkadaşları, kadınla yatmak istediği halde söyleyememesi, onu savunması vb.. sanki filmde başrol o, kadın ile cocuk onun hayatının bir parçası.. bilmiyorum şuanda taraflı mı bakıyor olabilirim..:D

dilos
23-01-2012, 09:42
öptümü saçlarını kokladı sankim :)
kesinlikle Jeon Do Yeon filmin başrol oyuncusu güzel performans.. ama hani böyle gereksiz yardımcı oyuncular vardır varlığı ile yokluğu farkedilmez..bu adam neredeyse filmde başrol yaptı kendine kadının haline üzülürken adamın bu tepkisiz sevgisi inatla sürdürüşü annesiyle yaptığı telefon konuşmaları, arkadaşları, kadınla yatmak istediği halde söyleyememesi, onu savunması vb.. sanki filmde başrol o, kadın ile cocuk onun hayatının bir parçası.. bilmiyorum şuanda taraflı mı bakıyor olabilirim..:D

buna sinema tabiri ile rol çalmak deniyor..
bazı oyuncular bunu becerebiliyor ve sen ana karakter yerine onu izliyor oluyorsun..iyi oyunculuk ve star ışığı da eklenirse zaten başka birini fark edemiyorsun..

Film kadının ve erkeğin değil din olgusunun yaşama nasıl oturduğunun öyküsüydü bence..
dini kullanan herkes işine geldiği gibi algılıyordu
adamın kapı önünde şarkı-ilahi-söylerken alıştım iyi vakit geçiyro demesi..
eczacı kadının kocasının suçuna ses çıkaramadığından sürdürdüğü sessiz kefaret..
kadının acısını unutmak için medet umması..
ve en etkileyicisi katilin kendini rahatlatma şekli..
kadının filmin sonundaki isyanı da ilginçti..
kaset satanlar,heykel satanlar,gösterinin konser havası ..
din eleştirisini bu kadar kuvvetli yapan film az bulunur..

grönte
23-01-2012, 22:35
Film kadının ve erkeğin değil din olgusunun yaşama nasıl oturduğunun öyküsüydü bence..
dini kullanan herkes işine geldiği gibi algılıyordu
adamın kapı önünde şarkı-ilahi-söylerken alıştım iyi vakit geçiyro demesi..
eczacı kadının kocasının suçuna ses çıkaramadığından sürdürdüğü sessiz kefaret..
kadının acısını unutmak için medet umması..
ve en etkileyicisi katilin kendini rahatlatma şekli..
kadının filmin sonundaki isyanı da ilginçti..
kaset satanlar,heykel satanlar,gösterinin konser havası ..
din eleştirisini bu kadar kuvvetli yapan film az bulunur..

Popodan değil, herkes tuttuğu yerden algılıyor dini diyorsun; kulağından, burnundan, ne bileyim kolundan, bacağından falan :p

Yorumun o kadar güzel ki Diloş hiç abartısız 20 kere okudum.

Benim yazdıklarım haleti ruhiyemi yansıtıyor sanırım. Bir de ben asıl mevzudan bildiğin kaçınmışım. Ağır geldi sanırım o günkü günde konu :hemm

dilos
24-01-2012, 09:03
din tam da bunun için değil mi..
sığınma,
hayatta halledemediğini birilerine havale etme,
değiştiremediğini kabullenme,
ve pek konuşulmayan ama bence en önemlisi aidiyet..
şu ya da bu dinin kurallarına göre yaşarsan seni kabullenecek insanlarla
sosyalleşme..
kilise koroları,bağış vs sosyalleşmeleri ve yalnızlığın sonu..

grönte
24-01-2012, 17:50
din tam da bunun için değil mi..
sığınma,
hayatta halledemediğini birilerine havale etme,
değiştiremediğini kabullenme,
ve pek konuşulmayan ama bence en önemlisi aidiyet..
şu ya da bu dinin kurallarına göre yaşarsan seni kabullenecek insanlarla
sosyalleşme..
kilise koroları,bağış vs sosyalleşmeleri ve yalnızlığın sonu..

... Aidiyet...

Diloş, bu dediklerinin üzerine daha ne denir ki... Hiç...

Asıl benim merakımı uyandıran, ''din''in (inanç'tan ayırıyorum ben bu kavramı, TDK'ya inat) illa ki olan ve olması şart olan limitleri belirlediğinden insanlara özgürlükleriyle kolaylığı ve rahatlığı getirmesi beklenirken, tutup esarete ve sıkıntıya sürüklemesi konusu. Hele ki dinin kullanılması, insanların din anlayışının sömürülmesi, dinin tekele alınmasını, bunların mümkün olmasını hayatta anlayamadım gitti. Tabi ''din'' dediğim sistemler bütünü yalnızca bir algı, bir deyiş, bir kavram olduğu için suç kimde bilin bakalım? Dine, din diye kavram yüklemesine yükleyip sonra işine geldiği gibi uygulayan insanda.

Çok kısaca bir örnek vermek istiyorum. Eski İranlı oda arkadaşımın yönetmelikçe de haksız olduğu belirlenmiş bir konuda benim inisiyatifimi kendi lehine kullanmak için sarfettiği (aslında el kadar odada avazı çıktığı kadar bağırdığı) sözler:

- Bana iftira atıyorsun, haksızlık yapıyorsun, benden değil Allah'tan bulursun!

Bu sözlerinin karşısında yalnız şunu dedim: ''Arkadaşım, onu yönetmelik bilir.''

Ve kendisi halen canla başla Türkiye'ye kapağı atmaya uğraşan bir insan! (Bana ilk konuşmamızda seneye erkek arkadaşım da buraya geliyor, ilerde Türkiye'de yaşayacağız dediğinde yemin ederim hayatımda ilk kez birini, ülkemi bu kadar kıskandığımı hatırlıyorum. Tepemden kaynar sular boşandı orda, donup kaldım! )

Hayır, ''siyaset çok kötü birşey'' cümlesini, ne zaman gazete okusam papağan gibi tekrarlayan biri olması, bir de bana ''sen gazete okuma hiç, geriliyorsun'' demesi... Ölür müsün öldürür müsün :abba:

Türkiye'de de çooook eksiklerimiz var ama bir İran etmeyiz umarım. Etmeyelim lütfen, hiç bir zaman :inek: (daha fazla bilgi için bknz: dini güç olarak kullanmak)

Bak ya, konuyu ''çok kısaca'' nerden nereye taşıdım :hemm

grönte
24-01-2012, 18:11
Kova burcuyum, huyum kurusun, aidiyet dediniz mi nevrim dönüyor. Bir de asosyalim aksi gibi =) Yakında sosyopat olacağım :vamp:

Diloş ağzın bal yesin valla Luv