PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Devrim Arabalari [2008]


KaNeSHiRo
13-06-2009, 21:40
http://i41.tinypic.com/p3qmo.jpg

Orjinal Adı : Devrim Arabaları
Yönetmen : Tolga Örnek
Oyuncular : Taner Birsel , Halit Ergenç , Vahide Gördüm , Selçuk Yöntem , Uğur Polat , Serhat Tutumluer ,Onur Ünsal
Yapım Yılı : 2008
Filmin Türü : Türk Sineması
Filmin Süresi : 121 Dakika
Türkiye Vizyon Tarihi : 1 Mayıs 2009
IMDB Linki : http://www.imdb.com/title/tt1282139/
BeyazPerde Linki : http://beyazperde.mynet.com/film/4045

Filmin Konusu :

1961 yılında Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel, yerli üretim bir otomobil yapılmasını emreder ve görevin TCDD işletmesine verildiğini açıklar. Hemen işe girişen 23 mühendisin önünde bu otomobili yapmak için Cumhuriyet Bayramı' na kadar yalnızca 130 gün vardır.

“Devrim” adı verilecek olan bu arabayı üretmek için 23 mühendis, kariyerlerini ve aile hayatlarını riske atarak zamanla, yoklukla, politikayla, karşılarına çıkan sayısız engelle baş etmek zorunda kalırlar.

“Benzini bitti diye yolda kalan araba” etiketiyle unutulan “Devrim”in hikayesinin bilinen ve bilinmeyenlerinin anlatılacağı “Devrim Arabaları” filminin senaryosunu, Murat Dişli ve Tolga Örnek 2 yıllık bir araştırma sonucunda oluşturmuşlar.


Filmi indirmek icin:
http://www.sinemasia.com/forum/showthread.php?p=13051#post13051

http://i39.tinypic.com/ogx43k.png
http://i41.tinypic.com/fadelc.png
http://i44.tinypic.com/33a9z87.png

cumartesi
09-08-2009, 04:20
Benzini bitti diye kaybolan deger.

Boyle bir oyuncu kadrosundan boyle mukemmel bir film cikar. A'dan Z'ye kadar super bir film. Okullarda tarih niteliginde izletilmelidir. Neredeyse cogu insan ilk Turk arabasinin Anadol oldugunu bilir.

KaNeSHiRo
03-11-2009, 23:28
filmi indir: http://www.sinemasia.com/forum/showthread.php?t=4139

dilos
04-11-2009, 09:29
Benzini bitti diye kaybolan deger.

Boyle bir oyuncu kadrosundan boyle mukemmel bir film cikar. A'dan Z'ye kadar super bir film. Okullarda tarih niteliginde izletilmelidir. Neredeyse cogu insan ilk Turk arabasinin Anadol oldugunu bilir.

herkes hemen konusundan bahsediyor nedense de bana araba imalatı vs pek sevimsiz geliyor bu filmi hem merak ediyorum hem de nedense cok sıkılacakmısım gibi uzak duruyorum..
filmin film olarak da iyi olduğunu duymak iyi oldu ..

dilos
30-03-2010, 19:37
‘Emret komutanım’ arabaları
FATİH ÖZGÜVEN
30/10/2008

‘Devrim Arabaları’nı seyrederken gözlerim doldu.
Hayır, filmin amaçladığı duygudan değil.
Daha çok, kapitalizmin elifbası gibi bir şey olan otomobili milli bir heyecan aracı olarak sunmaktaki heveskârlığından; askerlerin arzusunu emir sayan mühendislerinden; bütün bunları da inatla bir Amerikan filminin ‘kahraman koşullara karşı savaşır’ havasında hikâye ettiğini sanan çocuksuluğundan!

Önce şu Amerikan filmi havası; iniş çıkış noktaları belli, standart bir anlatım tutturan, karizmatik bir lider etrafında toplanmış ‘tip’ler içeren, afişi bile Amerikan aksiyon filmlerini andıran bir film bu yüzeysel nedenlerle Amerikan filmi olmuyor.
Hayır, sorun filme yerli bir tat kattığı sanılan aş erme, doğumhane, börek ve ayran sahneleri de değil.
‘Devrim Arabaları’nın Amerikan filminden ‘anlamadığı’ şu; heves ettiği Amerikan filmlerindeki kahramanlar mücadelelerinin samimiyeti tartışılır da olsa bir ‘otorite’ye karşı mücadele verirler. (Otomobilli olması dolayısıyla hemen akla gelen ‘Tucker’ filmindeki gibi.)
Kimse iki dudak arasından çıkan bir emir dolayısıyla bir deadline’a doğru çırpınmaz. Çırpınsa da bu geleneksel anlamda kahramanlık olmaz.
Oysa, ‘Devrim Arabaları’nın kahramanları en iyi ihtimalle vatani görevlerini yerine getiriyor gibiler.

Modernitesi zaten askerler tarafından başlatılmış Türkiye Cumhuriyeti’nde 60’larda teknokrat olmanın kendine özgü çelişkilerine belli mesafeden bakmaya çalışan bir filmle karşı karşıya olsak ‘Devrim Arabaları’na bir ‘Hatırla Sevgili’ dönemselliği atfeder, vasat çevre düzenini, ‘vintage’ kostümleri sineye çekerdik. Ama burda bir ‘emret komutanım’ övgüsünden söz ediyoruz.
İdamların radyodan duyurulduğu sahnedeki ‘ne olursa olsun otomobil yapma ülkümüze kitlenmeliyiz’ havası bu filmin içinde bulunduğu ideolojik tuhaflığı gayet iyi özetliyor. (Acaba radyodan hemen o anonsun ardından ‘ilk Türk otomobilinin yapımı durdurulmuştur’ anonsu gelse bizimkiler ne yapardı? Kömürlüklerinde araba yapmaya devam ederler miydi? Sonunda o ‘anons’da geliyor, herkes eski hayatına dönüyor.)
O kadar ki, araba yapmaya değil ‘devrim arabası’ yapmaya kitlenmiş kahramanlarımızın kendilerini devrimci zannettikleri bir an bile geliyor. Onların o zaman öyle zannetmesi doğal da, film de öyle zannediyor.

Alın şu muhavereyi: ‘Recep Usta zor adamdır, sicili de bozuktur.’/ ‘İyi, biz de öyleyiz’! Cemal Paşa (ya da ‘Cemal Aga’) gelsin de görürsünüz gününüzü diyesi geliyor insanın.
Öyle de oluyor. Paşa geliyor, ama maiyetindeki hain, kötü, saray erkanı kılıklı bürokratların hileleri sonucu kötü araba seçiliyor. (Bu Amerikan filmi heveslisi filmin kötü adamları arasında bir Amerikalı da var- yaman çelişki.) Benzini yetmediğinden araba duruyor.
Fakat girişimci ruhu sonuna kadar destekleyecek sandığınız paşa, ‘devam çocuklar!’ demiyor, halkla ilişkiler konusunda çok bilgili olduğundan mıdır, ‘siyah araba durdu’nun negatif haber değeri karşısında yıkılıyor. Perde!

Dediğim gibi, film bu hikâyedeki Türkiye’ye özgü ‘Aziznesinlikleri’ bünyesinde eritmeye kalkışsa,
Cumhuriyet tarihinden benzersiz bir sayfayı ele almış olur, bizi bu adamların araba yapma heyecanına bile inandırabilirdi. Onun yerine, o günden bugüne bu meseleler hiç tartışılmamış, asker ve sivil kavramlarından habersizmiş gibi, babaları ‘odanıza gidin otomobilinizle oynayın’ dedi diye oyuncak otomobillerle oynayan birtakım erkek çocuklarından bahsediyor.
Kendi de bir Amerikan arabası yaptığını sanarak! Filmin başarısızca romantize etmeye çalıştığı hesap cetveli kesinliğini ve ozalit kokusunu tanıyan bir mühendis çocuğu olarak söyleyeyim;

Cumhuriyetin mühendisleri Cumhuriyetin türlü tuhaflıklarıyla malül olsalar da, bu filmdeki nefer-mühendislerden çok daha ikilem sahibiydiler.
Yoksa aralarından bir Oğuz Atay çıkmazdı.

mavi
24-02-2011, 19:44
Harikadan başka ne denir ki?