PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Au revoir les enfants (Hoşça kalın çocuklar, görüşmek üzere) [1987]


esinti
14-01-2012, 10:55
http://d1201.hizliresim.com/t/g/1t24s.jpg (http://bit.ly/c25MCx)
Yönetmen: Louis Malle

Oyuncular: Gaspard Manesse, Raphael Fejtö, Francine Racette, Stanislas Carré de Malberg, Philippe Morier-Genoud, François Berléand

Senaryo: Louis Malle


“Hoşça kalın çocuklar, görüşmek üzere!” Gösterime girdiği yıl Venedik Film Festivali’nde Altın Aslan kazanan film, 2. Dünya Savaşı sırasında, Fransa’daki bir yatılı okulda geçer. Tatil bitmiştir ve öğrenciler okula henüz dönmüştür. Julien Quentin de onlardan biridir ve sınıflarına yeni katılan Jean Bonnet’yi ilk bakışta hor görür. Bir gece uyandığında Jean’ı başında bir kipayla İbranice dualar ederken bulur ve Jean’ın Yahudi olduğu gerçeğiyle yüzleşir. O andan itibaren aralarında, dönemin siyasi, politik ve sosyal gerekliliklerine meydan okuyan yakın bir arkadaşlık başlar.
* 1987 LAFCA Award: En İyi Yabancı Film * 1987 Prix Louis Delluc * 1987 Venedik Film Festivali Altın Aslan ve OCIC Ödülleri * 1988 Fransa Cesar Ödülleri: En İyi Görüntü Yönetmeni, En İyi Kurgu, En İyi Yönetmen, En İyi Yapım, En İyi Müzik, En İyi Senaryo * 1988 David di Donatello Awards: En İyi Yabancı Film Yönetmeni, En İyi Yabancı Film, En İyi Senaryo * 1988 European Film Awards: En İyi Senaryo Ödülü * 1989 Guild Film Award: En İyi Yabancı Film * 1989 Bodil Awards: En İyi Yabancı Film Yönetmeni * 1990 ALFS Ödülü: En İyi Yabancı Film

dilos
15-01-2012, 09:07
seyrettiğim bir film ama üzerimde kalıcı bir etkisi olmamış ..
Fransız sinemasıyla aramda bir soğukluk var nedense
unutamadığım filmler arasında hiç Fransız filmi yok..

esinti
16-01-2012, 09:30
‘Seni O Kadar Çok Sevdim ki...’ (Il y a longtemps que je t’amie)
Je Vais Bien, Ne T'en Fais Pas-Benim İçin Üzülme

Küçük Beyaz Yalanlar (Les petits mouchoirs)
ve tabi ki cesaretin var mı aşka ?
bu fransız filmleri çok sevilendi tarafımdan:)

dilos
16-01-2012, 09:36
‘Seni O Kadar Çok Sevdim ki...’ (Il y a longtemps que je t’amie)
Je Vais Bien, Ne T'en Fais Pas-Benim İçin Üzülme

Küçük Beyaz Yalanlar (Les petits mouchoirs)
ve tabi ki cesaretin var mı aşka ?
bu fransız filmleri çok sevilendi tarafımdan:)

Hepsini seyrettim ama kalıcı bir beğeni yaratmadılar bende
ilgiyle seyrettim, beğendiğim de oldu ama kalıcı olamadı mesela hayat konuşurken örneklediğim bir fransız dialogu yok benim..ya da kullanırsam olumsuz kullanıyorum mesela Trauffaut kadın düşmanı dialog örneği veriyor bana..
Fazlasıyla kibirli bulurum Fransızları bunu her şeylerinde yakalıyorum
filmleri de çok geveze seyirciye bırakmıyor yönetmenler ukala aydın tabiatıyla her şeyi kendileri söylüyor
hah işte buldum bana itici gelen şeyi..durmadan ama durmadan konuşan karakterler..

Ozon'u ayırıyorum çünkü onun sinemasına Kumun altında ve bence bir başyapıt olan Veda Vakti var..

esinti
16-01-2012, 09:43
sana saygı duyuyorum...bense aklıma sorular sordurduğu ve yaşamdan olduğu için seviyorum fransız sinemasını...

dilos
16-01-2012, 09:44
sana saygı duyuyorum...bense aklıma sorular sordurduğu ve yaşamdan olduğu için seviyorum fransız sinemasını...

Ben zaten neden sevilir demiyorum çünkü tıpkı edebiyat ve mutfak gibi hayatın değişik alanlarında olduğu gibi sinemada da bir Fransız ekolü yaratıp yaşatmayı becermiş bir millet
saygılıyım ama sevemiyorum yine de izliyorum ..

esinti
16-01-2012, 09:50
o zaman izlemenin keyfini çıkaralım...